back up - Turc Anglais Dictionnaire

back up

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Sens de "back up" dans le Dictionnaire Turc-Anglais : 24 résultat(s)

Anglais Turc
General
back up v. geri sürmek
Yesterday, when Tom was backing up his car, he ran over Mary's bicycle.
Dün Tom arabasını geri geri sürerken Mary'nin bisikletini ezdi.

More Sentences
back up v. desteklemek
We will have to try to back up our intentions with facts, concrete directives and answers to questions raised.
Niyetlerimizi gerçeklerle, somut yönergelerle ve sorulan sorulara vereceğimiz cevaplarla desteklemeye çalışmalıyız.

More Sentences
Phrasals
back up v. tıkanmak
Traffic downtown is all backed up.
Şehir merkezindeki trafik tıkanmış durumda.

More Sentences
Technical
back up v. desteklemek
We will have to try to back up our intentions with facts, concrete directives and answers to questions raised.
Niyetlerimizi gerçeklerle, somut yönergelerle ve sorulan sorulara vereceğimiz cevaplarla desteklemeye çalışmalıyız.

More Sentences
back up v. yedeklemek
After completing a full backup, you can schedule a time for backing up your recently-changed files.
Tam yedeklemeyi tamamladıktan sonra, son değiştirilen dosyalarınızı yedeklemek için bir zaman planlayabilirsiniz.

More Sentences
Computer
back up n. yedek
Tom had a back up plan in case something went wrong.
Bir şeyler ters giderse diye Tom'un yedek bir planı vardı.

More Sentences
back up v. yedekleme yapmak
You can back up with Time Machine, for example.
Örneğin Time Machine ile yedekleme yapabilirsiniz.

More Sentences
back up expr. yedekle
Back up all your work.
Bütün işlerini yedekle.

More Sentences
General
back up v. bilgisayar yedeklemek
back up v. geri gitmek
back up v. destek olmak
back up v. desteklemek (kanıtla)
back up v. arka çıkmak
back up v. yedeğini almak
Phrasals
back up v. arka çıkmak
back up v. destek olmak
back up v. destek sağlamak
back up v. yardımcı olmak
back up v. geri basmak
back up v. tekrar söylemek
back up v. söylediği bir şeye geri dönmek
back up v. geri sarmak
Computer
back up v. yedek almak
Aeronautic
back up n. destek

Sens de "back up" avec d'autres termes dans le Dictionnaire Anglais-Turc : 150 résultat(s)

Anglais Turc
General
back up electricity n. yedek elektrik
back-up n. arka
back-up n. rezerv
back-up n. yedekli
back up plan n. yedek plan
back up plan n. b planı
put somebody back up v. gıcık etmek
fall back up v. son çare olarak başvurmak
back someone up v. arkasında olmak
be kept as a back up v. yedekte bulundurulmak
be held as a back up v. yedekte bulundurulmak
keep as a back-up v. yedekte bulundurmak
hook up the back v. (kamyon vb) arkayı takmak
hook up the back v. (kamyonun vb) arkasını takmak
call in for back up v. (polis) destek istemek
send back-up v. destek göndermek
Phrasals
back someone up v. birine arka çıkmak
back something up v. bir şeyi/arabayı geri geri sürmek
back (someone or something) up v. (birine/bir şeye) destek vermek/olmak
back something up v. bir şeye destek vermek/olmak
back something up v. yolu tıkayıp yığılmaya neden olmak
back something up v. bir şeyi desteklemek
back (someone or something) up v. (birine/bir şeye) arka çıkmak
back something up v. bir şeye arka çıkmak
back (someone or something) up to (something) v. (bir şeye) yaslanmak
back something up v. bir şeyi/arabayı geriye sürmek
back (someone or something) up to (something) v. arkası (bir şeye) bakmak
back up (to something) v. (söylenen bir şeye) geri dönmek
back up (to something) v. (bir şeye) geri sarmak
back something up v. yolu tıkayıp akışı yavaşlatmak
back (someone or something) up v. (birine/bir şeye) yardımcı olmak
and back someone or something up v. birini/bir şeyi geri birine/bir şeye doğru sürmek
back (someone or something) up v. (birini/bir şeyi) geriye hareket ettirmek, sürmek, itmek
and back someone or something up v. birini/bir şeyi birine/bir şeye doğru hareket ettirmek
back (someone or something) up to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) itmek
back someone or something up to someone or something v. birini/bir şeyi birine/bir şeye itmek
back (someone or something) up to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) doğru geri sürmek
back (someone or something) up to (something) v. arka tarafta (bir şeye) sınırı olmak
back someone or something up to someone or something v. birini/bir şeyi geri birine/bir şeye doğru sürmek
back (someone or something) up to (something) v. (bir şeye) dayanmak
and back someone or something up v. birini/bir şeyi birine/bir şeye itmek
back (someone or something) up to (something) v. (birini/bir şeyi bir şeye) doğru hareket ettirmek
back (someone or something) up v. (birini/bir şeyi) desteklemek
back (someone or something) up to (something) v. arkası (bir şeyle) bitişik olmak
back someone or something up to someone or something v. birini/bir şeyi birine/bir şeye doğru hareket ettirmek
get back up v. tekrar ayağa kalkmak
Colloquial
have one's back up v. öfkeli olmak
have one's back up v. fevri olmak
have one's back up v. sinirlenmek
have one's back up v. aksileşmek
have one's back up v. sinirli olmak
have one's back up v. huysuz olmak
have one's back up v. asabi olmak
have one's back up v. tepesi atmış olmak
have one's back up v. savunmaya geçmek
have one's back up v. tepesi atmak
have one's back up v. aksi olmak
have one's back up v. fevrileşmek
have one's back up v. hırçınlaşmak
have one's back up v. celallenmek
have one's back up v. hırçın olmak
have one's back up v. asabileşmek
have one's back up v. huysuzlaşmak
(one's) back is up expr. (birinin) tepesi attı
(one's) back is up expr. (biri) gıcık oldu
(one's) back is up expr. (birinin) sinirleri ayakta
(one's) back is up expr. (biri) sinirlendi
(one's) back is up expr. (biri) kızdı
(one's) back is up expr. (birinin) canı sıkıldı
Idioms
get one's back up v. barut kesilmek
put someone's back up v. birini çileden çıkarmak
get someone's back up v. gıcık etmek
get someone's back up v. birini çok kızdırmak
get someone's back up v. sinirlerini ayağa kaldırmak
get someone's back up v. çok öfkelendirmek
get someone's back up v. birisini sıkmak
get someone's back up v. sinirden kudurtmak
get someone's back up v. küplere bindirmek
be fed up to the back teeth v. canına tak etmek
put someone's back up v. çok sinirlendirmek
back someone up v. birine arka çıkmak
get someone's back up v. birini uyuz etmek
get someone's back up v. birini küplere bindirmek
put someone's back up v. birisinin canını sıkmak
get someone's back up v. birinin sinirlerini ayağa kaldırmak
put someone's back up v. birini uyuz etmek
put someone's back up v. birinin sinirlerini ayağa kaldırmak
get someone's back up v. birini sinirden kudurtmak
put someone's back up v. birini çok kızdırmak
put someone's back up v. birini çok öfkelendirmek
put someone's back up v. birini sinirden kudurtmak
put someone's back up v. birini küplere bindirmek
put someone's back up v. birini gıcık etmek
get someone's back up v. birini gıcık etmek
get someone's back up v. birisinin canını sıkmak
get someone's back up v. birini çok öfkelendirmek
end up back on the street v. tekrar sokaklara düşmek
be up stumps and back to the pavilion v. tası tarağı toplayıp gider/gidelim/gitmek
put one's back up v. inatla karşı gelmek
put one's back up v. birini çok kızdırmak
get one's back up v. tepesi atmak
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) korkutmak
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make one's hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini diken diken etmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birinin) tüylerini ürpertmek
make the hair stand up on the back of (one's) neck v. (birini) dehşete düşürmek
set (one's) back up v. asabileşmek
set (one's) back up v. savunmaya geçirmek
set (one's) back up v. tepesini attırmak
set (one's) back up v. barut kesilmek
set (one's) back up v. asabileştirmek
set (one's) back up v. celallenmek
set (one's) back up v. celallendirmek
set (one's) back up v. tepesi atmak
set (one's) back up v. sinirlendirmek
set (one's) back up v. savunmaya geçmek
set (one's) back up v. sinirlenmek
juice (someone or something) back up v. (birine/bir şeye) yaşam enerjisini/gücünü yeniden kazandırmak
juice (someone or something) back up v. (birini/bir şeyi) tekrar canlandırmak
juice (someone or something) back up v. (birinin/bir şeyin) yaşam enerjisini yerine getirmek
juice (someone or something) back up v. (birinin/bir şeyin) gücünü yerine getirmek
juice (someone or something) back up v. (birini/bir şeyi) hayata döndürmek
juice (someone or something) back up v. (birine/bir şeye) yaşam enerjisi vermek
get (one's) back up v. (birinin) tepesini attırmak
get (one's) back up v. (birini) küplere bindirmek
get (one's) back up v. (birini) sinirlendirmek
get/put somebody's back up v. birini gıcık etmek
get/put somebody's back up v. birinin tepesini attırmak
get/put somebody's back up v. birini uyuz etmek
get/put somebody's back up v. birini küplere bindirmek
have back up v. hırçın olmak
have back up v. tepesi atmış olmak
have back up v. sinirli olmak
have back up v. öfkeli olmak
have back up v. aksi olmak
have back up v. huysuz olmak
have back up v. asabi olmak
have back up v. fevri olmak
fed up to the back teeth with somebody/something adj. birinden/bir şeyden daral gelmiş
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia] adj. (birinden/bir şeyden) bıkmış
fed up to the back teeth with somebody/something adj. birinden/bir şeyden usanmış
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia] adj. (birinden/bir şeyden) usanmış
fed up to the back teeth with somebody/something adj. birinden/bir şeyden bıkmış
fed up to the back teeth with somebody/something adj. birinden/bir şeyden illallah demiş
fed up to the back teeth adj. illallah demiş
fed up to the back teeth adj. usanmış
fed up to the back teeth (with someone or something) [uk/australia] adj. (birinden/bir şeyden) illallah demiş